Anastasiadis: "Kıbrıs sorununa kalıcı bir çözüm için, Türkiye iyi niyet göstermeli"

Rum lider Nikos Anastasiadis, “Kıbrıs’ta, Ankara ile olan ilişkilere de yararlı olacak, kalıcı ve yaşayabilir bir barış olması ve geniş bölgede istikrar ve barışın hüküm sürmesi için, Türkiye tarafından iyi niyet ve dürüst bir istek olması gerektiğini” belirtti.

Anastasiadis: "Kıbrıs sorununa kalıcı bir çözüm için, Türkiye iyi niyet göstermeli"
banner78

Resmi ziyarette bulunduğu Slovenya’da iki ülke temsilcileri ve Cumhurbaşkanları arasında gerçekleştirilen görüşmelerden sonra yaptığı açıklamalarda Anastasiadis, ilgili bir soruya “Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türkler arasında farklılıklar da olduğu” yanıtı verdi.

Anastasiadis, “BM Genel Sekreterinin 2017’de Crans-Montana’da da belirtiği gibi çözüm yolları olduğunu ve bunun çağ dışı garantilerin ve müdahale haklarının iptalini, devletin toplu işlevselliğini, her şeyden önce tüm uluslararası haklara saygıyı ön gördüğünü belirterek, mademki işlevsellik ve barışın kalıcı olması gibi konularda Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türkler arasında farklılıklar var o zaman en kolay yolun AB ilke ve değerlerinin kabul edilmesi olduğunu vurguladı.

Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor tercüman aracılığıyla yaptığı konuşmasında, iki ülkenin gerek Kıbrıs sorununun çözümünde gerekse Slovenya’nın Hırvatistan ile ilgili sorunları konusunda işbirliği yapması gerektiğini söyledi.

İki cumhurbaşkanı da açıklamalarında Güney Kıbrıs ile Slovenya arasındaki mükemmel işbirliklerin altını çizerek iki ülkenin de bu ilişkilerin daha da güçlendirilmesi yönündeki arzularını dile getirdiler.

Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Lübliana’da Cumhurbaşkanlığı Sarayında basına açıklamalarda bulunan Rum lider Anastasiadis, “Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor, Başbakan Marjan Šarec ve Parlamento Başkanı Dejan Židan ile gerçekleştirdiği görüşmeleri çok verimli olarak niteleyerek, ortak ilgi konularını, Avrupa’nın derinleştirilmesi, işbirliği ve ortaya çıkan tehlikelerin göğüslenmesi konularını görüşme fırsatına sahip olduklarını açıkladı.

Slovenya Cumhurbaşkanı ile mükemmel ikili ilişkileri teyit etme, Avrupa ve Balkanları ve Orta Doğu’yu sarsan önemli bölgesel konularda görüş teatisinde bulunma fırsatı yakaladıklarını dile getirdi.

“Bir yandan Slovenya ile Hırvatistan arasındaki mevcut farklardan ama aynı zamanda 1974’den gelen farklardan ve Kıbrıs’taki ordunun varlığının uluslararası hukuku çiğnemesinden etkileniyor. Hukuka, Avrupa müktesebatına, Avrupa ilke ve değerlerine saygı aracılığıyla bir dizi soruna çözüm bulunmasını ve Balkanların gelişmesini görmek istiyoruz”.

Rum lider Kıbrıs’la ilgili son gelişmelere “BM Genel Sekreteri ile BM kararlarına dayalı, Avrupa müktesebatını uygulayan, tüm Kıbrıs halkının insan haklarına saygı gösteren, 44 yıldır insan haklarının çiğnenmeye devam ettiği bir ülkede istikrar ve barış koşullarının yaratılmasını istediklerine” değindi.

“Slovenya’nın Kıbrıs sorunun çözümü konusunda gösterdiği ilkeli pozisyonu ve 1999’dan 2001’e kadar UNFİCYP’e askeri katılımıyla katkısından dolayı şahsen teşekkürlerimi sunma fırsatına sahip oldum” dedi.

Slovenya Cumhurbaşkanı, her iki ülkenin de Avrupa fikrine inandıklarını ve bu barış, güvenlik ve refah aracılığıyla baktıklarını ama buna rağmen Avrupa’nın herhangi bir vizyon olmadan vatandaşlarına Avrupa seçimlerinde oy kullanmaları için çağrıda bulunduğunu söyledi.

Çok taraflı ilişkilerin büyük bir öneme sahip olduğunu belirterek Slovenya ve Güney Kıbrıs’ın uluslararası hukukun destekleyicileri olduklarını vurguladı.  

Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi olanaklarıyla ve karşılaşılan en büyük sorunlarla ilgili bir soruya Cumhurbaşkanı “en önemlisi askeri işgaldir. Adada 40 bin askerin bulunması… İkincisi, zorla ata topraklarından atılan Kıbrıslı Rumların insan haklarının çiğnenmesi, üçüncüsü, Türkiye’nin çağ dışı garantiler sisteminin ve ada üzerinde müdahale haklarının devam etmesi konusundaki ısrarları ve çözümden sonra Türk ordusunun adada kalması yönündeki talepleri”.

“Kıbrıs bir devlettir, bir AB üyesidir ve Avrupa’nın geri kalan ülkelerinde uygulananlar kalıcı, çalışabilir bir çözümün istikrarlı bir barış getirmesi çözümünden başka bir çözüm kabul edemez”.

"Bu nedenle tarafımız her ne pahasına olursa olsun müzakerelerin Genel Sekreterin önerdiği parametreler, BM Genel Kurultayı kararları, AB üyesi ülkelerde geçerli olan ilke ve değerler temelinde yeniden başlamasını istiyor. Eğer Türkiye tarafından iyi niyet ve samimiyet gösterilirse, Türkiye’nin de yararına olacak şekilde, geniş bölgeye barış ve istikrar getirecek daimi ve kalıcı bir çözüm bulabiliriz” dedi.

banner81
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER